Volkan Demirel Logo
03ŞUBAT 2014
Şubat Sayısı Bayilerde

Şubat Sayısı Bayilerde

Fenerbahçe Dergisi’nin 132 no’lu Şubat 2014 sayısı; 3 Temmuz süreci kararlarının onanmasının ardından Fenerbahçeli taraftarlarımızın ortak görüşüne hitaben kalabalık bir taraftar topluluğu resmi ile "VİCDANLAR YENİDEN YARGILAMA BEKLİYOR" sloganlı kapağıyla bayilerdeki yerini alıyor.
Derginiz, bu sayısında da sizlere 50 x 70 cm. ebatlarında bir poster hediye ediyor. Bu ayki posteriniz ligin ikinci yarısına yine galibiyetle bir başlangıç yaparak puan farkını arttıran takımımızın gol sevinci görselinin bulunduğu "Adım adım şampiyonluğa" sloganlı posteri duvarınıza gururla asacaksınız. 
Fenerbahçe Dergisi, yüksek tirajıyla Türkiye’nin en çok satan dergisi olmaya devam ediyor. Sadık birer okuyucumuz olan Büyük Fenerbahçe Taraftarı’na duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz. 
Fenerbahçe Dergisi’nin taklitlerinden sakının, derginizi ekleriyle birlikte tükenmeden alın.
Fenerbahçe Dergisi’ne abone olup, avantajlardan yararlanabilirsiniz. Abone olmak için FBDERGİ yazıp 3570’e mesaj atmanız yeterli!
Öte yandan; Fenerbahçe E-Dergi App Store’da yurt dışı aboneleri için yayında! Kulübümüzün, 2003 yılından itibaren yayında olan; Fenerbahçe’ye dair içeriksel ve görsel tüm bilgileri, her ay milyonlarca taraftarımıza ulaştıran ve taraftarlarımız ile Kulübümüz arasında sıkı bir bağ oluşturan Fenerbahçe Dergisi’nin E-Dergi uygulaması, yurt dışındaki taraftarlarımızca büyük ilgi gördü. App Store’da iPad uyumlu olarak taraftarlarımıza sunulan Fenerbahçe E-Dergisi’ni siz de yüklemeyi unutmayın! 
Fenerbahçe Dergisi’nin Şubat sayısından çarpıcı başlıklar:
• VİCDANLAR YENİDEN YARGILANMAYLA RAHAT EDECEK
Fenerbahçemiz üzerine oynanan 3 Temmuz sürecinde, geçtiğimiz Ocak ayı içerisinde çok önemli bir gelişme yaşandı. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanımız Aziz Yıldırım ve yöneticilerimiz hakkında 1,5 yıl önce verdiği cezaları onadı. Bir kez daha yıkılmak istenen Fenerbahçe Kalesi, bu haberle yeniden tek yumruk oldu, Başkan Yıldırım ve yöneticilerimizi yine bağrına bastı. Mahkemede yargılandığı sıralarda "Ne şikesi! Memleket elden gidiyor" diyen Başkanımız Aziz Yıldırım’ın bu sözlerinin somut örneklerinin görüldüğü, kumpas ve paralel devlet tartışmalarının yaşandığı şu günlerde açıklanan bu karar, sadece Fenerbahçelileri değil, yine Başkan Yıldırım’ın sözleriyle Beşiktaşlısından, Galatasaraylısına, Trabzonsporlusundan Kayserisporlusuna kadar vicdanı olan herkesi rahatsız etti. Vicdanları rahat ettirecek tek yol ise yine bugünlerde tartışılan yeniden yargılamanın yasalaşması ve hayata geçirilmesi olacak.
Kararların onanmasından derginin matbaa sürecine kadar yaşanan tüm gelişmeler detaylarıyla derginizde…
•Fotoğraflarla dolu dolu Antalya Kampı derginizde! Kampın tüm temposunu ve magazin dosyalarını derginizde bulabilirsiniz. Futbolcularımızın ikinci yarıya ilişkin görüşleri de bu sayfalarda…
• Volkan Demirel: "Hayatım boyunca 2010-2011 sezonu şampiyonunun Fenerbahçe olduğunu söyleyeceğim"
İlk yarıyı lider bitiren futbol takımımız için oldukça verimli geçen Antalya kampının 3 Temmuz süreci cezalarının onanmasıyla çakıştığı ve başta Başkanımız Aziz Yıldırım’ın her zamanki dik duruşuyla camiamızın tekrar kenetlendiği günlerde; takımın psikolojik durumuyla ilgili en net şekilde konuşabileceğimizi düşündüğümüz isme yöneldik. 10 seneyi aşkın süredir Fenerbahçemizin kalesini koruyan takım kaptanlarımızdan kalecimiz Volkan Demirel bize bu başlığı verdi ve içini de çok önemli açıklamalarla doldurdu. Öte yandan, bu röportajı okuduğunuz sırada, kızı Yade’sine kavuşmuş olacak olan Volkan ve eşi Zeynep Demirel’i şimdiden tebrik ediyoruz. 
Şubat sayısında yer alan röportajın tamamı ise şöyle: 
"-Öncelikle yine yoğun ve tempolu geçen bir sezon arası kamp dönemini takım olarak geride bıraktınız. Bol kondisyon yüklemesi yapıldı. Teknik direktörümüz Ersun Yanal’ın istediği sistem doğrultusunda çalışıldı. Kamp dönemi sonunda takım hakkında bir değerlendirme yapabilir misin?
Ersun Hoca’yla birlikte güzel bir kamp dönemi geçirdik. İlk yarıya baktığımızda; 4 maçımızı kondisyonumuzun uzun süreli olması sayesinde son dakikada bulduğumuz gollerle kazandık. Bu alışkanlığımızı devam ettirmek için kondisyon ve güç anlamında iyi bir kamp dönemi geçirdik. İkinci yarıda da hem bu tarz maçların olacağını hem de rahatlıkla kondisyonumuzu 90 dakikaya yayabileceğimiz bir maç ortamını sağlamak için hocamız gerekli yüklemeler yaptı. Bunun da faydasını sezon ortasındaki maçlarda göreceğimize inanıyoruz. Kimilerine göre bu 4 maçımız şans eseri kazanılmış görünse de, bizler bunun çalışmanın bir karşılığı olarak değerlendiriyoruz ve bundan duyduğumuz hazla da bu çalışma ortamını devam ettirmek istiyoruz.  İkinci yarıda da bu geleneğimizi sürdüreceğimizi düşünüyoruz.
-Antalya kampının iklim ve olanaklar gereği havası farklı oluyor. Antrenmanlar rutinleri dışında çeşitli aktiviteler de oldu. Çoğu kameralara yansısa da yinede takım içinde birlikte yaşadığınız bu zamanlara ait keyif veren notları bizimle paylaşır mısın?
Antalya’nın bizdeki yeri çok farklıdır. 2010-2011sezonu Türkiye Kupası Malatya’ya yenilerek elendiğimiz Türkiye Kupası’nın ardından devre arası kampımızı Antalya’da gerçekleştirmiştik. O kaos ortamının psikolojisinden Antalya’nın güzel atmosferi ve taraftarımızın verdiği muazzam destekle kurtulduk ve bildiğiniz üzere 17’de 16 yaparak şampiyonluğa ulaştık. Antalya’nın hem iklim şartları, hem taraftarlarımız yönünde takım üzerine faydalı olduğunu biliyoruz. Bu seneki kampımız da keyifli, neşeli ve huzur dolu ortamda oldu. Konakladığımız otelde de her türlü imkân seferber edildi. Biz tamamen aile ortamının hüküm sürdüğü bir takımız. Hepimiz bu ailenin bir ferdiyiz. Saha içi ve saha dışı olsun Fenerbahçe’ye yakışır bir şekilde hareket etmenin önemini biliyoruz. Ailenin içinde her zaman huzur ya da mutluluk olmaz sıkıntılar da olacaktır ama Fenerbahçe gibi büyük bir ailede sevinmek de üzülmek de güzel. Bizler her şeyi Fenerbahçe için yapıyoruz. Kameralara yansıyan her şey yapmacıklıktan uzak ve samimi olduğumuzun başlıca göstergeleri. Yansımayan durumlarda da dediğim gibi bir aile fertleri gibi uyum içindeyiz. 
-Sezonun ilk yarısını lider kapadık. Takım olarak genel görüş bu puan farkının bir avantaj olduğu ancak ciddiye alınmaması gerektiği yönünde. Her takım kendi planları dahilinde iyi hazırlandı ve kıyasıya bir mücadele, 2. yarı için sizleri bekliyor. Fenerbahçe hedefi olan şampiyonluğa kilitlendi mi? Neler söylersin? 
Puan farkını tamamen unutmuş durumdayız. Bizler, şu anki puan durumunun ne olduğunu önemsemeden önümüzdeki tüm maçlara bakarak hareket edeceğiz. Bizim yapmamız gereken her maçı tek tek düşünerek, kazanmak için oynamak. Sezon sonuna kadar en çok puanla şampiyon olmak istiyoruz. Puan farkı ne olursa olsun sadece hedefimiz olan şampiyonluğa emin adımlarla ilerlemek istiyoruz. Tabii puan farkı bir avantajdır ve bunu da en iyi şekilde kullanmak istiyoruz. Ancak en başta da dediğim gibi puan farkı hiç yokmuş gibi aynı kazanma isteğiyle mücadelemiz devam edecek. Sezon sonunda da bütün Fenerbahçelilerin istediği şampiyonluğa ulaşmak istiyoruz.
-Ara transfer döneminde, rakiplerin aksine, şu ana kadar takıma bir takviye yapılmaya ihtiyaç duyulmadı. Bunu takımın ilk yarıdaki kemikleşmiş yapısını bozmamak olarak değerlendirebilir miyiz?
Rakiplerimiz belli başlı transferler yaptılar ama ben de kendi açımdan baktığımda takımımızın çok iyi bir ivme yakaladığını düşünüyorum. Bunu da en iyi şekilde değerlendirdiğimizi düşünüyorum. Takım içinde her oyuncu önemlidir. Kendi açımdan baktığımda bu nedenle herhangi bir bölgede eksiğimiz olduğunu düşünmüyorum ancak tabii hocamızın görüşleri sonucunda bu yönde bir karar alınır. Bu süreçten sonra da takımımıza katılacak olan arkadaşımız olursa onu da aramıza alarak, Fenerbahçe’nin bir adım daha ileriye gitmesi için ne gerekiyorsa onu yapacağız.
-İlk yarı Fenerbahçe istatistiklerine bakacak olursak; takımımız 13 galibiyet ve 43 golle rakiplerine açık ara bir fark atıyor. Kalemizde de 19 gole geçit vererek Bursaspor ile birlikte 4. ve 5. sırayı paylaşıyoruz. Bu sezon iç saha kadar, 8 dış saha maçının 6’sında da galibiyet alarak önemli puanlar toplandı ve liderlik elde edildi. Geçen sezonlara bakacak olursak bu farklılığı nasıl açıklarsın?
Geçen seneye oranla biraz daha ileriye dönük ve akıcı bir futbol oynuyoruz. Bu da attığımız gol sayısını fazlalaştırıyor ancak yediğimiz gol sayısında da bir artış olabiliyor. Tabii benim kaleci olarak görevim o yenilen gol sayısını en aşağıya çekmek ve ben de bunun için elimden geleni yapmaya özen gösteriyorum. Bizim amacımız atabildiğimiz kadar gol atıp, bütün maçları kazanmak. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Geçen sezon daha çok pasa dayalı bir oyunumuz vardı, bu sezon ise biraz daha ileriye dönük, hücumu düşünen ve gol bölgelerinde çok adamla mücadele eden bir takımız. Bu da attığımız gol sayısındaki fazlalığı gösteriyor.
-Geçmiş dönemde omzundan bir sakatlık yaşamıştın. Sağlık durumunla ilgili olarak son kontroller ışığında o bölgede durumun nasıl?
Geçen sezon omzunla ilgili bir sakatlığım olmuştu ama bu sakatlığın bir benzerini de 9-10 yıl önce de yaşamıştım. O zaman nasıl davrandıysam yine aynı şekilde davranarak sağlık durumumu her geçen gün daha iyiye götürmeye çalışıyorum. Omzumun durumu çok iyi, sağlık anlamında herhangi bir sıkıntı çekmiyorum.
-Ve tabiî ki takımın kaptanı olarak son yaşanılan süreci de değerlendirmeni isteyeceğiz, Volkan. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin Başkanımız Aziz Yıldırım ve diğer yöneticilerimiz hakkında verilen kararı onamasının ardından yaşanılacak hukuki, adli ve cezai bir süreç var. 16 yıldır Kulübümüzün Başkanlık makamını üst düzeyde bir başarıyla yürüten ve sadece Fenerbahçe değil, Türk sporuna birçok katma değer sağlayan Aziz Yıldırım için kurulan ve Başkanımızın da bir kumpas olarak nitelendirdiği bu durumla ilgili olarak senin ve takım arkadaşlarının ortak görüşleri ne yöndedir?
Bizler her zaman bunların dışında kalmak istiyoruz. Çünkü bizim işimiz futbol ve sahada kalmak istiyoruz. 2010-2011 sezonunda elde ettiğimiz şampiyonluğun alnımızın akıyla alındığının ve annemizin ak sütü gibi helal olduğunu bildiğimiz için tabiî ki bu tarz kararlarda ben açıkçası üzülüyorum. Bunun da nedeni verdiğimiz emeğin karşılığının bu olmaması gerektiği. Biz futbolcular olarak her şeyi biliyoruz. Bana sorsanız o sezonki 34 maçın hikâyesini, ben sizlere saatlerce her maçı tek tek ele alarak anlatabilirim. Her maçı bileğimizin hakkıyla kazandık, bunun neticesinde de her zaman doğru bildiğimiz şeyin arkasından gidiyoruz. Aynı zamanda özel yaşantımda da doğru bildiğim şeyi yapmaya önem veriyorum. Her zaman doğrunun yanında olduğum için ben Başkanımız Aziz Yıldırım’ın da doğru konuştuğunu biliyorum. Başkanımız dik durduğu müddetçe bizler de arkasındayız. 2010-2011 sezonu şampiyonluğunun da sonuna kadar arkasındayız. Bu kupayı bizden almaya çalışanlara da bu kupayı vermeyeceğiz. Onlar bir takım söylem ve konuşmalarla bu şampiyonluğu dile getirebilirler ama bizler o kupayı kaldırmış bir takımız. Ne yaptığımızı, nasıl mücadele ettiğimizi de futboldan anlayan ve futbol cahili olmayan insan bilir. O yüzden de biz, bu şampiyonluğun doğru olduğunu ve bu doğrunun arkasında sonuna kadar duracağımızı her defasında söyleyeceğiz. Hayatım boyunca da 2010-2011 sezonunun şampiyonunun Fenerbahçe olduğunu söyleyeceğim.
- 3 Temmuz sürecinde olduğu gibi camiamız yine bu kararın açıklanmasının ilk anından itibaren yerli yerinde ve istikrarla büyüyen bir kenetlenmenin içine girdi. Bu birlik / beraberlik atmosferi aslında sizlerin de sorumluluk aldığı psikolojik bir mücadeleye de dönüşüyor. Bu ruh halinin 2. yarıdaki performansınıza etkisi ne düzeyde olacaktır? 
3 Temmuz’da biz Fenerbahçe olarak çok iyi bir duruş sergiledik. Fenerbahçelilik duruşunun 3 Temmuz’dan önce bir göstergesi vardı ama bu süreç içinde Fenerbahçelilik duruşu daha da büyüdü. Adeta bir yumruk gibi sağlam bir duruma geldi. Bizler de 3 Temmuz sürecinde olduğu gibi Yargıtay’ın almış olduğu bu son kararın ardından birlik ve beraberliğimizi bozmadan Fenerbahçelilik duruşunu bir kez daha göstereceğiz. Bizler, içinde bulunduğumuz bu zor durumu da atlatacağımızı düşünüyoruz. Evet, 3 Temmuz sürecindeki ilk günlerde psikolojik olarak etkilendik ama artık bu sıkıntıları aştık diyebilirim. Çünkü zorluklar olmadan bir yerlere gelemezsiniz. Bu zorluğa rağmen dik durup doğru bildiğimiz şey için mücadelemiz devam edecek. 3 Temmuz sürecinde ’Acaba yaptılar mı?’ diye şüphe edenleri şu an şüphe duyduğuna inanmıyorum. Herkes 2010-2011 sezonundaki şampiyonluğumuzun haklılığına inanıyor. Bunu diğer takımların taraftarları da söylüyor. Bizler geçmişte yaptığımız gibi yine saha içinde elimizden geldiğince maç kazanarak, kupalar kaldırarak yine Fenerbahçelilik yaşantımızı devam ettireceğiz. Biz futbolcular olarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız.
-Tüm bu sıkıntılı sürecin ötesinde, sen aslında apayrı bir heyecan yaşıyorsun. Her ne kadar yakın çevrendeki arkadaşlarının çocuklarıyla olan içten ve babacan tavrını bilsek de gerçekten eşinle birlikte anne / baba olacaksınız. Dünya’nın en zorlu ama en güzel statüsü bu olsa gerek. Eşinle birlikte yaşadığınız 9 aylık süreci, hazırlıklarınızı ve bebeğinize koyacağınız ismi bizimle paylaşır mısın?
Evet, bu sıkıntılı sürece rağmen benim de bir heyecanım var. Bu heyecanı da ailecek yaşıyoruz. İlk defa baba olacağım için çok heyecanlıyım. Zaten çocuklara karşı ilgim fazlasıyla var ve bunu da beni yakından tanıyan insanlar bilir. Yakın bir zamanda da kızım doğacak ve inşallah kızıma sağlıklı bir şekilde kavuşmamı Allah nasip edecek. Bunun da sevgisi, heyecanı ve beklentisi çok fazla. Eşimle birlikte 9 aylık süreç iyi geçti. Hamilelik süreci zor geçer derler diye bilirdim ama hiç öyle olmadı. Eşim çok rahat bir 9 ay geçirdi. Annelik çok kutsal bir şey. Herkesin çocuğunu da Allah bağışlasın. Çocuğumuz adını da Yade koyacağız. Bu da eşim ve benim uzun süre düşünüp kadar verdiğimiz bir isim.
-Teşekkür ederiz."
• Felipe Luiz Fonteles: "3 kupayı da rahatlıkla kazanabiliriz"
Sezon başında takıma dahil olan ve kısa zamanda Fenerbahçe Grundig Erkek Voleybol Takımımızın favori ismi olan Brezilyalı smaçör Felipe Luiz Fonteles, kazanma isteği, hırsı ve mücadelesi ile voleybolseverlerin gönlünde taht kurmayı başarmış profesyonel bir isim. Güleryüzlü, samimi kişiliği ve profesyonelliğiyle ile de bizleri kendisine hayran bırakan Felipe Luiz Fonteles, ayrıca sıkı bir motor tutkunu. Saat ustalığına karşı da özel bir ilgilisi olan sporcumuz ile dolu dolu bir röportaj gerçekleştirdik. Özellikle de sporcu adaylarına kesinlikle okumalarını tavsiye edeceğimiz bu röportajda, "Profesyonel bir sporcu nasıl olmalıdır?" sorusunun en güzel cevabını bulacaksınız. Şimdiden keyifli okumalar.
Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 
01: Profesyonel bir sporcu olarak söyleyebilirim ki, Fenerbahçe Spor Kulübü; bir sporcunun ihtiyacı olabilecek, her türlü imkanı sağlıyor. 
02: Bence inandığı ve istediği zaman takımın başaramayacağı hiçbir şey yok. Kendime, hocama ve ekibimize çok güveniyorum. Çalışıp, iyi konsantre olmaya devam edersek; 3 şampiyonluğu da çok rahat kazanabiliriz. 
03: Başarıyı düzenli bir sporcu hayatına borçluyum. Çok iyi dinlenmeniz ve ne yediğinize, içtiğinize çok dikkat etmelisiniz. Aldığın protein, karbonhidrat, mineral; bunları dengeleyici bir rejim uygulanman gerekiyor. Bununla beraber, doğru antrenman sistemi ve metodolojisi de çok önemli ama her şeyden önce olay beyinde bitiyor. 
04: Motorlara karşı tutkum, İtalya’da başladı. Brezilya’ya döndüğümde ilk işim bir motor ehliyeti almak oldu ve dersler almaya başladım. Daha sonra pist yarışları başladı ve kendimi yarışırken, buldum. Bu yarış, mücadeleyle ilgili. Geçme ve birinci olma isteğimle, aynı tutkuya bağlı. O yüzden bu benim için çok keyifliydi ve bu tutkumu takip ettim. Nerede bir mücadele varsa orada birinci olmak istiyorum.
05: Daniel Castellani benim için sadece bir teknik adam değil. O benim için bir yol gösterici. Benim gelişimimde çok büyük etkisi var. Zeki ve iyi bir teknik adam olabilir ama her şeyden önce kendisinden daha büyük bir kalbi var. Oyuncularıyla bir bir ilgileniyor. Her oyuncunun bireysel olarak neye ihtiyacı olduğunu keşfediyor ve onu takımın bir parçası olmak için ne gerekiyorsa o yönde eğitiyor. Böyle bir antrenörü nereye giderse, siz de takip edersiniz. 
06: Bizim için önemli olan, yöneticinin veya başkanın arada bir gelip antrenmanlara katılması; bizi izlemesi, takım menajerinin bizle olması, ihtiyaçlarımızı karşılaması, bizimle aynı havayı soluması; bunlar bizim için çok önemli. Bunu da Fenerbahçe’de görebiliyorum. Maçlarımıza da daha fazla seyirci bekliyoruz. 
• "Bizler Fenerbahçeliyiz ve hedefimiz bu bayrağı en tepede tutmak"
Sarı lacivert renklerimizi yurt içinde ve yurt dışında başarıyla temsil eden yüzücülerimizden Burcu Dolunay, Gizem Çam ve Esra Kübra Kaçmaz ile başarının hangi disiplinlerle oluştuğu üzerine söyleştik. Kulübümüzün "aile" kavramını samimi bir şekilde hissettiklerini dile getiren yüzücülerimiz, her türlü imkanın yanı sıra bu önemli manevi destekle de daha bir çok başarı ve rekor için kulaç atacaklarını dile getirdiler. 
• Yılmaz Yamaç: "Olimpiyat sporcusu yetiştiriyoruz"
Fenerbahçe Spor Kulübü Yelken Şubesi, geçtiğimiz yıl gösterdiği başarılarla hem ulusal hem de uluslar arası alanda Fenerbahçe ismini gittikçe yukarılara taşıyor. 2014 yılında koydukları hedefleri bize aktaran Şube Kaptanımız Yılmaz Yamaç, esas hedefin 2016 Olimpiyatları olduğunu söyledi.
Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 
01: Buradaki sporcularımıza bireysel ve kurumsal anlamda değer katıyoruz. Bunun dışında Üniversiteler bizimle çalışmaya başladı. Bahçeşehir Üniversitesi, bizden 120 kişiyle, Boğaziçi Üniversitesi de 350 kişiyle ders alıyor. Hafta sonu Şubemiz fazlasıyla aktif durumda. Yelken Şubemiz, Kulübümüzün verdiği destekle güzel işlere imza atmaktadır. Şimdiye kadar yelken sporunun en önünde bayrağı taşıyan bir şubeyiz.
02:  Sporcularımızın 2013 yılı içinde elde ettiği önemli başarıları şu şekilde sıralamak isterim: Çağla Dönertaş, Akdeniz Olimpiyatları’nda 3. oldu. Alican Kaynar, Avrupa 8.’si oldu. Zeynep Yentürk, Arjantin’deki Dünya Şampiyonası’nda 6. oldu. Uğur Esen Dünya 7.’si oldu. Son olarak da Cem Duman Sörf Dünya 3.’sü oldu.
 
•Kulüpten Haberlerin yanı sıra Atletizm, Masa Tenisi, Yüzme, Yelken, Yüzme, Boks, Voleybol, Futbol ve Basketbol Şubelerimizden daha birçok haber, "Haber Turu" sayfalarımızda… Fenerbahçe gündeminden kopamayacaksınız. 
• Dr. Sedat Hayran ile Akademik Vizyon’da konuk: Denizbank AŞ. Genel Müdür Yardımcısı Tanju Kaya 
"Başkanın adanmışlığı bizlerde de aynı etkiyi yarattı"
 "Akademik Vizyon" da yeni yılın ilk konuğunu özenle seçtik. Adeta klasiklerimiz olan müzik, sinema, tiyatro, televizyon, kültür-sanat ve entertainment dünyasının biraz dışına çıkarak Türk ekonomisinin kanı, canı, olan bankacılık sektörüne yön kırıp, DenizBank Yönetim Hizmetleri Grubu Genel Müdür Yardımcısı önemli bir bankacıyı, çok farklı bir portreyi, yani bizden birini, müthiş Fenerbahçeli Sayın Tanju Kaya Beyefendi’yi siz değerli taraftarlarımıza konuk ettik. 
Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 
01: DenizBank olarak toplumumuzun en yoğun ilgi alanlarından biri olan sporu önümüzdeki dönemde desteklemeye devam edeceğimizin altını çizmek isterim. Bugün ekonomik ve kültürel gelişimimizin en önemli göstergelerinden biri, uluslararası düzeyde sportif branşlarda sağladığımız başarılar. Futbol ise ülkemizde tüm amatör branşların ana finansörü olarak konumlanıyor. Bu bağlamda biz, futbol kulüplerimize sağladığımız kredi desteği ve sponsorluklarla tüm amatör branşları desteklediğimizi biliyoruz. Bankamız, bugün Türkiye’de spor kulüplerinin bir numaralı finansörü ve sponsorlarından biri. Bir sporsever olarak Fenerbahçe’mizin yanı sıra Türkiye çapında diğer futbol kulüplerine sağladığımız finansal katkılardan dolayı gurur ve mutluluk duyuyorum.
02: Fenerbahçe taraftarının her zaman görmek istediği tempolu ve iştahlı futbol anlayışının, hocamızın sisteminin özünü oluşturması her şeyden önce bir futbolsever olarak bana büyük bir keyif veriyor. Sahip olunan kadronun rakiplerinden tartışmasız kalite üstünlüğü ve elde edilen önemli puan avantajını dikkate alırsak, yılı şampiyon bitirmememiz, ancak olağanüstü tersliklerin üst üste gelmesiyle mümkün olabilir. 
03: Başkan Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’yi gönlünde öyle bir yere koymuş ki, bu yer çoğu zaman işinin ve ailesinin önüne geçebiliyor. Bu fedakârlığı Türkiye’de yapabilecek yüreğe sahip kaç insan vardır, bilemiyorum. Onun bu adanmışlığı bizlerde de aynı etkiyi yarattı.   
• Sibel Kurt ile "Sibel’in Sahası"nda konuk; Timur Acar
 "Fenerbahçe halktır!"
Timur Acar ile söyleşimiz Ekim 2013’te açılan Kadıköy’deki yeni komşumuz Moda Sahnesi’nde gerçekleşti. Timur Acar’ın hem Fenerbahçeliliğini hem de yeni bir sanat mekânının adresi olan Moda Sahnesi’nin aktivitelerini keyifle öğrendik. 
Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 
01: Kadıköy’deyiz; çok da güzel mekân açtık. Herkesi bekliyoruz. Moda Sahnesi’nde tiyatronun yanı sıra sinema, konferans, konser ve resim sergileri de var. Pazar günleri saat 12.00’de çocuklar için de oyunlar var. Çarşamba indirimli günlerimiz var. 
02: Tiyatro oyuncusuyla sporcunun ortak özelliği sanırım disiplin… Disiplinli çalışmak, şans ve anı değerlendirmek. Bir de vücuduna çok iyi bakmak zorundasın. 
03: 3 Temmuz’dan beri içinde bulunduğumuz bu süreç çok üzücü, yaşamadığımız şeyler için hak etmediğimiz şeylere tabi tutuluyoruz. Son zamanda ülkeye baktığınızda dengeler alt üst olmuş durumda. Gündem bile Fenerbahçe üzerinden değişebiliyor. Taraftar bu yaşananları unutmayacak. Bu kulübün taraftarı olduğum için gurur duyuyor, "Bu sevda bitmez" diyorum. 
•Yazarımız Ersin Demirel, bu ay "Hayatın İçinden Fenerbahçe"de Özlem Balcı’yı ağırladı.
 "Herkes şanlı Müzemizi ziyaret etmeli"
Oyunculuğun mektepli kulvarından geldi. Tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu, belgesel yönetmenliği, DJ’lik, hakemlik gibi çok yönlü bir kariyere sahip olan Özlem Balcı’yı bizlere asıl sevdiren Seksenler dizisindeki "Yıldız" rolü oldu. Kendisiyle kariyeri, beklentileri, Fenerbahçemiz ve spor üzerine dolu dolu bir söyleşi yaptık.
Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 
01: TFF D grubu futbol antrenörlüğü ve futbol hakemliği belgem var; fakat asıl mesleğim oyunculuk ve onu yapıyorum.
02: Fenerbahçe tarihinin Atatürk’ün izlerini taşıması ve bunları bizzat Fenerbahçe Müzesi’nde gezip görmek gözlerimi yaşarttı. Ayrıca Fenerbahçe’ye olan sempatimin bir başka nedeni ise Fenerbahçe, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinden bile daha uzun başarı dolu bir geçmişe sahip ve tabii ki hiç şüphesiz kuruluş tüzüğünde yer alan ’Vatan gençlerini, vatanın korunmasına ve askeri seferberliklere hazırlamaktır.’ olan kuruluş amacı beni çok duygulandırmıştır.
• Yazarımız Alp Bacıoğlu, bu ayki "Zaman Tüneli" adlı köşesinde; "Fenerbahçe’de fenomen bir sporcu: Melih Kotanca" konusunu işledi. 
• Eski Başkanlarımızdan ve dergimizin saygı değer köşe yazarı Faruk Ilgaz, yazılarıyla sizleri geçmiş zamana taşıyor, genç nesli Fenerbahçe efsaneleriyle tanıştırıyor. Ilgaz’ın bu ayki yazıları; "Adıyla sanıyla futbolu ile büyük bir futbolcu: Fikret Arıcan" ve "Fenerbahçe’nin milli takımdaki rekorları".
• Köşe yazarlarımız Gürdoğan Yurtsever, Oktay Unsal, Paşalı Birol, Ayşesu Zorlutuna ve Jak Benzonana gözden kaçmaması gereken konuları, yazılarına taşıyarak gündemi oluşturmaya devam ediyorlar. 
• Profesyonel futbol takımımızın geçtiğimiz ay içinde yaptığı tüm resmi karşılaşmaların maç özetleri ve çok özel istatistiki bilgiler Onur Tuncer’in kaleminden derginizde… A2 Ligi maç özetleri ve değerlendirmeler derginizde!
• Futbol Altyapı ile basketbol, voleybol, yüzme, boks, masa tenisi, atletizm, kürek ve yelken şubelerimizden çok özel haberler, fikstürler, transferler, müsabaka ve şampiyona sonuçları Fenerbahçe Dergisi’nde.
•Facebook, Google+, Instagram, Twitter, Foursquare ve son olarak youtube/fenerbahce!
Kulübümüzü taraftarlarımıza bir adım daha yaklaştırmak, taraftarlarımız ile aramızdaki #BizBirAileyiz ve #BirlikteDahaGüçlüyüz gerçeğinden yola çıkarak attığımız adımları daha da geliştirmek adına hız verdiğimiz dijital dünya ve sosyal medya çalışmaları kapsamında geçen ay içinde neler oldu? Dergimizin sosyal medya sayfasından takip edebilirsiniz.
• Fenerbahçe Spor Kulübü Spor Okulları’nın tanıtım bültenleri derginizde…
• Yurt içi ve yurt dışındaki tüm derneklerimizden son haberler sayfalarımızdan sizlere taşınıyor.
• Fenerium, Fenercell, FenerNET, Premium Kart, Fenerbahçe Kart, Fantorya Kart, Fenerbahçe Dergisi Abonelik etkinlikleri derginizde.
• Fenerbahçe Koleji’ne dair tüm haber ve etkinlikler derginizde.
• Dergimizin en sevilen köşelerinden minik taraftarlarımızdan birer merhaba geliyor sizlere… "Minik Kanaryalar" adlı köşemizde siz de çocuğunuzu Fenerbahçe camiasıyla tanıştırabilirsiniz.
• Her ay beğeniyle okunan 12. Adam köşemizde bu ayki konuk; Can Akın. 
• Fenerbahçe Dergisi, astroloji ve bulmaca köşesiyle de taraftarın hayatına renk katmaya devam ediyor.
• Fenerbahçe Dergisi’nin 132 no’lu Yeni Yıl sayısı, gündemi oluşturan gerçek haberler ve hiçbir yerde görmediğiniz fotoğraflarla yine dopdolu. Derginizi bayiinizden ekleriyle birlikte istemeyi unutmayın. 
Keyifli okumalar; mutlu yıllar Fenerbahçe!

PAYLAŞ

ETİKETLER
ŞUBAT, SAYISI, BAYİLERDE