Volkan Demirel Logo
15OCAK 2010
"Taraftarımız Her Maça Gelmeli"

"Taraftarımız Her Maça Gelmeli"

Profesyonel Futbol Takımımızın kalecisi Volkan Demirel, Fenerbahçe Televizyonu'nda yayınlanan "Kamp Günlüğü" programının konuğu oldu.

Volkan Demirel, geçirdiği gribal enfeksiyon nedeniyle dünkü idmana katılamaması ile ilgili olarak, "Eskişehirspor maçından sonra soğuk algınlığına yakalandım. Doktorumun yardımlarıyla birlikte atlatmaya çalışıyorum. İlaç takviyeleri, vitaminlerle ayakta durmaya çalışıyorum ama tam olarak iyileştim diyebilmem için bir iki güne daha ihtiyacım var herhalde. Çünkü burada da yağmurlu ve rüzgârlı bir hava var. Sahada biraz daha dikkat ederek salonda salon ağırlıklı çalışmalar yapıyorum" diye konuştu.
 
Volkan Babacan'ın Tokatspor maçında yediği golle ilgili olarak Volkan şunları söyledi: "İnsanlar tartışmak için konu arıyorlar. Ben, genç kaleci arkadaşlarım veya diğer kaleciler zaman zaman hatalı goller yedik ve yiyeceğiz. Daha da bu tarz goller olacaktır futbolda. Ama Fenerbahçe kalecisiyseniz, Fenerbahçe kalesini koruyorsanız, bu gollerin ardından bu tarz tartışmalar yapılacaktır. Ben Volkan'la da Tokatspor maçında yediği hatalı golle ilgili konuştum. Bunu fazla dikkate almamasını ve sadece kendine göre dersler çıkartıp artık önündeki maçlara bakmasını söyledim. Çünkü daha çok genç. Bundan daha da kötü ve hatalı goller yiyecek. Kesinlikle ben hata bulmuyorum. O anki sahanın şartlarını tahmin edebildiğim için orada bende birkaç maç oynamıştım. Biraz rüzgâr alan bir saha, arkadaşta iyi vurdu. İyi vurulan topa rüzgarın şiddeti de eklendi. Volkan'ın yediği golü kaleciler anlar, benim söylemek istediklerimi de kaleciler anlar. O yüzden bu söylemlere takılmamak gerek. Önündeki maçları düşünmesi gerektiğini ben ona söyledim. Umarım o da öyle düşünür."

Volkan, kaleyi korumak için 3 genç yetenekle mücadele ettiğini söylerken, "Bu bence 2 kalecinin mücadele etmesinden daha zor. Çünkü bu genç kalecilerden bir tanesi günün birinde kaleyi devraldığı zaman, benim bir daha bu kaleyi çok zor şartlarla geri alma ihtimalim var.
Çünkü bu geçmişe bakıldığında hep böyle olmuştur. Onun için ben bu tatlı ve gurur verici riski iyi bildiğim için çok çalışıyorum. Sonuçta her futbolcu takımında mevkisinin en iyisi olmak için çabalar. Tabiî ki hepsi benim kardeşlerim ama hepimiz rekabet içindeyiz. Bende savunduğum kaleyi onlara teslim etmek istemem. Onlarda benim oynadığım kaleyi teslim almak isterler. Ama ben biliyorum ki onlardan birisi bu kaleyi teslim aldığı zaman uzun sene Fenerbahçe kalesini koruyacaktır. Çünkü Ertuğrul, Mert ve Volkan Babacan o yeteneğe erişmiş kaleciler. Birbirinden yetenekli kaleciler ve tabiî ki uzun yıllar Fenerbahçe'ye hizmet edeceklerdir. Kalecilik biraz süreklilik isteyen bir iştir. Neticesinde de ne kadar çok fazla oynama şansı bulurlarsa o kadar kendilerini geliştireceklerdir. Kimse 'Volkan'dan sonra kalede kimse yok' diye düşünmesin. Zaten arkamda birisi olsa da olmasa da, ben zaten 1. kaleci olsam da 4. kaleci olsam da, ben kalecilik mesleğini seven birisiyim. İdmanlarda da elimden gelen her şeyi yapmaya çalışırım… Arkamda bir varmış veya önümde bir varmış… Benim için fark etmez ben kendim için çalışıyorum" ifadelerini kullandı.

Hatalı yenilen goller ile ilgili olarak Volkan, sürekli oynayan bir kaleci olarak kendisinin bile lige verilen aralardan sonra bir tedirginlik yaşadığını ifade ederek "Sakatlıktan sonraki süreç performansa yüzde yüz yansıyor. 10 – 15 günlük bir tatil yapıp idmana çıktığımızda ilk topu tutuğumda bile ben bir yabancılık hissediyorum. Bu herkes için geçerli. Bu açıdan bakıldığında bu durum maça ne kadar yansır bunu düşünebilirsiniz" dedi.

Volkan, Fenerbahçe kalesini koruyabilmek için sırasının gelmesini beklediğini ve sonunda bu amacına ulaştığını söyledi ve ekledi: "Rüştü ağabeyin oynadığı zaman kaleyi bekledim daha sonrasında aldım. Fenerbahçe formasını lâyıkıyla taşıyorum. Benden sonra gelecek arkadaş o da oynadıkça Fenerbahçe kalesine yararlı olmaya, lâyık olmaya çalışacaktır."

İdmanlarda sergilediği pozitif tavırlarıyla ilgili sorulan bir soruya Volkan, "Tabiî ki antrenmanlarda disiplinli çalışılsa da buna biraz neşe, şov katıyorsunuz. Arkadaşlarım hırslandırmak için elimden geleni yapıyorum. Gereken azmi göstersinler, yukarıdakilerde istediklerini versinler diye. Beraberce mutlu bir şekilde çalışıyoruz. Benim iyi çalışmam onlara artı bir motive katıyor diye düşünüyorum. Yol gösterebiliyorsak genç takım arkadaşlarımıza bunlar bizim hoşumuza gidiyor. Ben elimden gelen yardımı gösteriyorum. Tecrübelerimi arkadaşlara aktarmaya çalışıyorum" yanıtını verdi.

Fenerbahçe ile ilgili camia olarak beklentilerin yüksek olduğunu söyleyen Volkan, "Beklentilerin çok büyük olması işimizi zorlaştırıyor. Beklenti, 'Fenerbahçe kendi sahamızda rakibini boğsun'. Ama futbolda böyle bir şey yok. Hedeflerimiz var. Konulan hedeflere yavaş yavaş ulaştığımızı düşünüyorum. 3 kulvarda da başarı elde etmek istiyoruz. Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bizden daha iyisi varsa gelir liderlik koltuğuna oturur. Biz en iyi gözüktüğümüz için böyle devam edeceğiz. Durumumuzu korumayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Sezonun ikinci yarısı ile ilgili olarak Volkan, "Sezonun 2. yarısına ve takıma baktığımda pozitif bir enerji görüyorum. Arkadaşlık müthiş. Takım içerisinde herkesin enerjisi yansıyor. Takım içerisinde mutluluk var. Biz bence sezonun sonunda şampiyonluğa ulaşacağız" diye görüş belirtti.

İkinci yarı da taraftardan beklentisi sorulduğunda Volkan, "Taraftarın bizim yanımızda olması gerekiyor. Ben onlardan mazeret istemiyorum. Maç ayırmadan hepsini bekliyoruz. Bununla beraber Fenerbahçe mutlu sona erecektir. Onlarda takımın bir parçası, bireyi. İkinci yarı stadı doldurmalarını istiyorum. Doldururlarsa işimiz kolaylaşır. Birlikte mutlu sona ulaşırız" diye konuştu.

3 günde bir maç oynamanın oldukça zor olduğunu söyleyen Volkan Demirel, "3 günde bir maç oynamak ağır bir iş. Takımın kalitesi, çalışma programız her şey iyi. Zaten antrenmanlarda da yoğun maç trafiğini göz önüne alarak çalışıyoruz" diye konuştu.

Günün birinde baba olmaya karar verdiğinde nasıl bir baba olacağını düşündüğü ile ilgili olarak "Her erkeğin yaşamak istediği duyguyu yaşayarak baba olmak isterdim.
Ama önce yuva kurmalıyım. Her şey yavaş yavaş ve planlı. Sanıyorum ben babam gibi baba olurum. O farklıdır, yani beni ailem farklıdır. Belli bir baba ağırlığı vardır. Hala ayrı evim yoktur, evlenince olacak" cevabını verdi.

"Kamp Günlüğü" programını saat 22.00'den itibaren FBTV'de izleyebilirsiniz.

PAYLAŞ