Volkan Demirel Logo
31ARALIK 2017
Fenerbahçe Dergisi Yeni Yıl Sayısı Çıktı

Fenerbahçe Dergisi Yeni Yıl Sayısı Çıktı

Kulübümüzün resmi yayın organı Fenerbahçe Dergisi’nin 179 no’lu yeni yıl sayısı bayilerdeki yerini alırken; abonelerimize özel, hızlı teslimat hizmetiyle adresinize geliyor. Yine dopdolu bir içeriğe sahip derginizin bu ayki kapağında; takımımıza sezon başında dahil olarak farkını ortaya koyan Mathieu Valbuena, orta sahada istikrarlı bir şekilde forma bulan başarılı oyuncumuz Josef de Souza ve defanstaki görevinin yanı sıra bu sezon attığı şık gollerle de adını konuşturan Roman Neustadter bulunuyor. Futbolcularımız; “Şampiyon olacağız” diyorlar. Teknik Direktörümüz Aykut Kocaman’ın ilk yarı değerlendirmesi ve 2018 yılı hedefleri de bir diğer başlıca içeriklerden… Derginizi 2018 yılı takvim hediyesiyle birlikte bayiinizden istemeyi unutmayın!

Fenerbahçe Dergisi’nin Ocak 2018 sayısından öne çıkan içerikler ise şöyle:

• Aykut Kocaman: “Bol kazanma hazlı; sağlıklı ve barış dolu bir yıl diliyorum”

A. Konyaspor’a kazandırdığı “Kupa” ile veda ederek sezon öncesinde yuvasına geri dönen Teknik Direktörümüz Aykut Kocaman, geçen 6 aylık süreç sonunda takımını değerlendirdi. Dalgalı bir seyirde olsa da yine de ilk yarıyı tahmin ettiği yerde bitirdiklerini dile getiren Hocamız, kamp döneminde ezberleri arttırmayı planlıyor. Oyunda ilk yarıda kurulan hakimiyetin ikinci yarıda devamlılığı ve ofansif aksiyonların çoğalması ise üstünde durulacak bir diğer kamp detayı… Aykut Kocaman, 2018 yılını da “Kupalı” bir dönem olarak tarih sayfalarına işlemek istiyor ve herkes için yeni yılda sağlık ve huzur diliyor.

-Hocam; Takımın ilk yarıdaki performansını değerlendirir misiniz?

Genel olarak dalgalı bir seyir izledik. Beklentiler açısından bakılırsa; yeni bir takım ve son birkaç senenin getirdiği birtakım sıkıntıların hepsini yan yana getirdiğimiz zaman, sezon başının biraz sıkıntılı geçmesi çok muhtemel gözüküyordu. Bu duruma fikstürü de ilave etmek lazım. Şampiyonluk hedefiyle kurulmuş kadrolara sahip 4 takımla da ilk 9 hafta içinde oynamak; yeni oyuncu grubu, yeni antrenör, var olan sıkıntılar, yeni bir oyun düzeni oluşturma gayreti içinde olan Fenerbahçe açısından dediğim gibi sezon başının sıkıntılı olması muhtemeldi. Ancak aldığımız sonuçlara bakıldığında; beklenenden biraz daha sıkıntılı geçtiğini söyleyebilirim. 9. haftadan sonra Galatasaray maçıyla beraber toparlanma başladı. Galatasaray maçından sonra oynadığımız Kayserispor ve Osmanlıspor maçlarındaki beklenmedik skorlar bizi çok geriye attı fakat daha sonraki kalan 6 maçta yakaladığımız olması gereken normale doğru dönüş; 5 galibiyet, 1 beraberlik gibi iyi olmasa da fena olmayacak bir seriyle üst sıralara tutunmaya başladık. Hatta son haftaya lider girebilme umuduyla girdik. Şunu söylemem gerekiyor; Konyaspor beraberliği bu seri içinde yine beklenmedik bir skor oldu. Dalgalı bir seyirdi ancak ilk yarıyı sezon başındaki tahminlerime yakın bir yerde bitirdiğimizi söyleyebilirim.

- İkinci yarıda daha da verimli olmak adına, devre arası Antalya kampında nasıl bir antrenman programı uygulayacaksınız ve belirlediğiniz eksiklikleri giderebilmek adına ne gibi yüklemeler yapmayı planlıyorsunuz?

Antalya kampı yaklaşık 7-8 günlük bir kamp olacak. Buradaki temel amacımız; önce arada iyi bir dinlenme ve ardından verimli bir çalışma ortamı sağlamak olacak. Ana ağırlığımız daha çok takımda artık nispeten biraz daha diyebileceğim –tamamını yakalamak kolay olmayacak, biraz daha zaman gerekecek- özellikle ezbere yapılması gereken; oyunun başlangıcı, çıkış yerleri, oyunu nereye doğru götürmek istediğimiz adına biraz daha ezbere yapılması gereken şeylerin tekrarıyla geçecek. İkinci yarıda özellikle ilk yarıdaki oyunu kontrol etme becerimizin yanına biraz daha etkili ofansif aksiyonları yerleştirmek zorundayız. Bunun üzerine de eğilmeye çalışacağız. Antalya kampındaki en büyük arzum; bol tekrarla ezberlerimizi biraz daha arttırmak.

-Hocam; 2017 yılına veda ettik. Bireysel anlamda 2017 yılına nasıl teşekkür etmek istersiniz?

Evet 2017’ye veda ettik. Bir yıla teşekkür edilir mi, edilmez mi bilmiyorum. Aslında yaşadığımız her güne bir tarafıyla teşekkür etmek gerekiyor. Her geçen gün ömrümüzden kopan bir yaprak gibi... Her şeyde olduğu gibi burada da avantaj, dezavantaj, iyilikler kötülükler, istenilen istenilmeyen iç içe.

Kendi adıma ve aynı zamanda beraber çalıştığım arkadaşlarım adına şunu dile getirmek isterim: Konyaspor takımında çalışırken 2017’yi bir kupayla kapamayı başarmıştık. Aynı zamanda 2017’nin transfer sezonunda da böyle bir sonucun ardından tekrar Fenerbahçe’yle çalışma şansımız doğdu. Temennim; 2017 içinde elde ettiğimiz bu kupalı dönemin, 2017’nin devrettiği 2018’de de kupalarla devam etmesi.

-Kendiniz ve Fenerbahçemiz için 2018 yılı dileklerinizi alabilir miyiz?

Önce sağlık. Her şeyin başı sağlık. 2018 yılında kendi adıma, Fenerbahçe adına, beraber çalıştığım insanlar adına ilk dileyeceğim şey; sağlık! Arkasına da tabii ki daha çok başarılı olma hazzı, buradaki tarifiyle daha fazla kupa!

-Peki; 2018 yılında genel anlamda dünya için temennileriniz nelerdir?

Dünya için dileyebileceğim en önemli şey; barış. Uzun bir dönem sonunda dünya çok çalkantılı. Hem bizim bölgemiz hem de dünyanın pek çok alanında ciddi çatışmalar, çalkantılar, krizler, sıkıntılar var. Bu anlamda ilk akla gelen barış, sonra da barışın getireceği huzur.

(Röportaj: Şafak Neyişci / Fotoğraflar: Semih Bahadır)

•KAPAK KONUSU: “ŞAMPİYON OLACAĞIZ”

MATHIEU VALBUENA

-Yeni takımınla ilk yarı bitti bile… Geriye döndüğünde, şu 6 ayı nasıl değerlendirirsin?

Sezona zorlu bir başlangıç yaptık. Baktığınızda takımımızda geçen yıla oranla ben dahil çok fazla değişiklik vardı ve yeni bir hoca gelmişti. Hocamızın da kendi sistemini takıma yerleştirmesi gerekiyordu. Şu da bir gerçek ki; bu bir günde olabilecek bir şey değil, çünkü bu sezon takımda çok fazla sayıda yeni oyuncu var. Bu tip durumlarda hemen istediğiniz kıvama gelemiyorsunuz. Çalışarak, antrenman yaparak ve birbirinizi tanıdıkça gelişim gösterebilirsiniz. Ancak ilk yarının son dönemlerine doğru, özellikle takım ruhu açısından çok iyi bir görüntü yakaladığımızı söyleyebilirim. Bu da saha içerisine yansıdı.

-Devre arası kampının ikinci yarıya yansımaları neler olacak sence?

Kuşkusuz kamp dönemleri her takım için oldukça faydalı geçer. Birlikte iyi bir kamp dönemi geçireceğimizi düşünüyorum. Hedeflerimize odaklanarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kamp dönemi İstanbul’daki antrenmanlarımızın devamı niteliğinde olacak. Ligin ikinci yarısında hem Kupa’da hem de Lig’de bizi bekleyen çok sayıda önemli maç var. Heyecan verici bir ikinci yarı olmasını bekliyorum. Kesinlikle kolay olmayacak ama hedeflerimize ulaşmak istiyorsak bunun ilk adımı; iyi bir hazırlık dönemi geçirmek.

-2017 yılı sana neler kattı, neler için müteşekkirsin?

2017 benim için çok çok güzel bir yıl oldu. Sezonu genel olarak değerlendirirsem; hem Olympique Lyon’da hem de burada geçirdiğim dönemle birlikte çok güzel bir yılı geride bırakıyorum. Çok sayıda maç oynadım. Kendi kariyerim açısından da iyi bir yıl oldu; goller attım, asistler yaptım... Lyon’daki döneme bakacak olursak; açıkçası üzüntülü bir yıl da oldu, çünkü Avrupa Ligi’nden yarı finalde elenmek bizim için çok üzücü ve talihsiz bir durumdu. Ancak bir yandan da; Fenerbahçe’ye gelmek ve bu takımın parçası olabilmek benim için çok büyük bir gurur oldu. En önemlisi de; Türkiye’deki bu tutkuyu ve futbol ateşini keşfetme fırsatı buldum. Bu bana göre parayla satın alınabilecek bir şey değil. Burada futbola karşı çok sıra dışı bir ilgi var. Futbol kariyerimde bunu yaşamış olmak gurur verici. Ligin ilk yarısı da bana göre çok iyi geçti. Takıma en iyi şekilde katkı sağlamaya çalıştım. Umuyorum ki; 2017-2018 sezonu bir şampiyonluk kupasıyla taçlanır, çünkü hem taraftarlarımız hem de bizler bunu hak ediyoruz.

-Kendin ve Fenerbahçe için 2018 yılı dileklerini alabilir miyiz?

Takım olarak bu ritmi sürdürebilmemiz gerekiyor. Zorlu bir başlangıç yapmamıza rağmen, sonrasında toparlanmayı başardık. Uzun bir süredir namağlup bu yarışın içindeyiz. Bizim yapmamız gereken performansımızı en üst düzeyde tutarak maç kazanmak ve şampiyon olmak. Çünkü sezon sonunda insanların aklında kalan şey, şampiyonluğu kimin aldığı oluyor. Kısacası en önemli şey; şampiyonluklar ve kazanılan kupalar. Ben, Fenerbahçe’ye kupalar kazanmaya geldim. Bu duyguyu burada tatmak istiyorum. Bu takımda daha önce Fenerbahçe forması altında şampiyonluk yaşamış isimler var ve onlar bu tarz durumlarda nasıl çılgın bir ortam oluştuğunu biliyorlar, ben de bunu yaşamak istiyorum. Evet, Marsilya’da yaşamıştım ama burada çok daha iyi ve onun ötesinde olacağını düşünüyorum. Hepimiz bunu yaşamak ve bu duyguyu tatmak istiyoruz. Sezon sonunda hem Türkiye Kupası’nı hem de Lig Şampiyonluğunu kazanmak istiyoruz. Bu başarıların bir parçası olmak istiyorum. Sezon başından bu yana yaptığım gibi bütün çabamı sahaya yansıtabilmek, tek dileğim.

-Dünya için temennilerin nelerdir?

Bence dünyadaki en önemli kavram; ailedir. O yüzden tüm insanlara aileleriyle birlikte güzel ve mutlu bir yıl diliyorum. Kendi ailem için de aynı dilekleri diliyorum. Ben de eşim ve kızımla güzel bir yıl geçirmek istiyorum. Sizin aracılığınızla da bu dileklerimi herkese iletmiş olalım.  Ailenin ne demek olduğunu, ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorum. Bana destek olan, benim yanımda olan insanların sağlıklı olmasını istiyorum. Kendimle ilgili de bir dileğim var;
güzel bir şekilde dinlenerek daha sonra yüzde yüzümle ve tekrar ailemden alacağım güçle yoluma devam etmek istiyorum.

-2017 yılında;

En gururlandığın kişisel başarın: Beşiktaş’ı O. Lyon forması giydiğim dönemde yenmek ve elemek benim için harikaydı.

Seni en çok sevindiren olay: Fenerbahçe’ye geldiğim ve imza attığım an diyebilirim, çünkü transfer döneminde bu çok konuşulan bir konuydu. En sonunda da bunu gerçekleştirdim ve Fenerbahçe’ye geldim.

Seni en çok güldüren olay: Bana göre en komik an; Fenerbahçe’ye gelirken Tunus ve Türk bayraklarını karıştırarak yanlış bir paylaşım yapmıştım. Türk bayrağı yerine Tunus bayrağı paylaşmıştım. Herkes de bunu gördü ve gerçekten trajikomik bir andı.

Seni en çok mutlu eden maç: Bu yıl çok sayıda güzel maç oldu ama Fenerbahçe forması altında ilk golümü attığım maç beni çok mutlu etti. O. Lyon formasıyla Marsilya’ya attığım gol de aynı şekilde hissettirdi.

Sende hayal kırıklığı yaratan maç: Avrupa Ligi’nden yarı finalde elenmekti. Ajax’a karşı elenmiştik ve benim için çok büyük bir hayal kırıklığıydı. Çünkü finalin kapısına kadar gelmiştik ve gerçekten çok üzüldük. Ayrıca Fenerbahçe’yle Avrupa Ligi’nden elenmiş olmamız da fazlasıyla üzücüydü.

JOSEF DE SOUZA

-Süper Lig’de ilk yarı bitti. Senden kısa bir değerlendirme alabilir miyiz?

Lige kötü bir başlangıç yaptık. Zor zamanlardı. Puan kaybetmememiz gereken maçlarda beraberlikler ve mağlubiyetler aldık ama zaman geçtikçe işler yolunda gitmeye başladı. Hem ofansif hem de defansif anlamda istikrarlı bir takım olmayı başardık. 5 maç-5 galibiyet serimizi de devam ettirmek üzere Konya’ya gitmiştik ancak olmadı. İlk yarıyı 3. olarak kapatarak daha iyi olmak için kampa gireceğiz.

-Antalya kampından beklentilerin neler?

Öncelikle izin süremizde ailelerimizin yanında iyi bir dinlenme dönemi geçirmemiz çok iyi oldu. İzinden dönüp ligin ikinci yarısının bizim için daha önemli olduğunun bilincinde ve takımın daha da gelişebilmesi için Antalya’da geçireceğimiz sürenin önemli olduğu düşüncesiyle gideriz ve umarım ikinci yarının başlamasıyla birlikte Lig ve Kupa şampiyonluğu hedeflerimize ulaşırız.

-2017 yılında neler için minnettarsın?

Hem şahsi olarak hem de profesyonel olarak 2017 yılı benim için çok iyi geçti. Şükürler olsun ki; geçen sene bu kulüpte daha da olgunlaştım. Böyle büyük bir kulüpte oynama fırsatı verdiği için ve güzel bir sezon geçirdiğimiz için Tanrı’ya her zaman şükrediyorum. Tabii ki aileme ve sahada işimi yapmama yardımcı olan takım arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.

-Kendin ve Fenerbahçe için 2018 yılı dileklerini alabilir miyiz?

Şahsi olarak her zaman sağlıklı olmak, tüm maçlarda iyi oynamak ve iyi performans göstermek isterim. Takım olarak ortak bir hedefimiz var: O da; şampiyon olmak. 2018 yılı için dileğim de bu. Buradaki 3. senem ve işimi iyi yapmaya devam edebilmem ve taraftarımızı mutlu edebilmemiz için önemli olduğunu düşünüyorum.

-2018 yılından dünya için beklentilerin neler?

Her gün dünyada savaşların, problemlerin daha da arttığını görüyoruz. Her zaman insanlar için daha fazla huzur ve sevgi diliyoruz. Umarım; insanlar sadece birbirleri için değil, Tanrı için de özel olduklarını anlarlar. Umarım; 2018 yılında savaşlar da son bulur çünkü savaşlar arttıkça daha fazla insan hayatını kaybediyor. 2018’den beklentim dünyanın daha iyi bir yer olması.

-2017 yılında;

En gururlandığın kişisel başarın: Bu sene profesyonel bir futbolcu olarak; büyük bir takımdan teklif aldığımda gururlandım ancak tabii ki burada kalmayı tercih ettim, çünkü Fenerbahçe’de mutluyum. İstikrarlı bir sezon geçiriyorum. Teknik ekip ve taraftarlarımız tarafından yaptığımız işin takdir görmesi gurur verici ve işimi iyi yapmama devam edebilmem için çok önemli.

Seni en çok sevindiren olay: En büyük mutluluğum; ailemin ve çocuklarımın yanımda olması ve onlarla geçirdiğim sürenin keyfini çıkartmak oldu.

Seni en çok güldüren olay: Tek bir olay söylemek gerçekten çok zor. Neşeli bir takımız.

Seni en çok mutlu eden maç: Şüphesiz ki; Galatasaray’a karşı 1-0 kazandığımız ve galibiyet golünü benim attığım maç. Kesinlikle hayatım boyunca unutmayacağım, en mutlu olduğum maçtı.

Sende hayal kırıklığı yaratan maç: UEFA kupasında Vardar’a elendiğimiz maç hiç şüphe yok ki hem benim için hem de tüm taraftarlarımız için büyük bir hayal kırıklığı oldu.

ROMAN NEUSTADTER

-Roman, ilk yarıdaki performansın için kısa bir değerlendirme yapar mısın?

Bu sezon daha fazla forma şansı bularak takımıma hem defansif anlamda hem de gollerimle katkı sağlayabildiğim için çok mutluyum. Takım olarak 5 maç üst üste güzel bir galibiyet serisi yakalamıştık. Son maçta maalesef bir puan alabildik ancak özgüvenimiz devam ediyor.

- Antalya kampının ikinci yarıya yansımalarını nasıl öngörüyorsun?

Ligin ikinci yarısı çok önemli olacağı için iyi bir kamp dönemi geçirmek istiyoruz. Hocamızın bize göstereceği bazı eksiklerimizi düzelterek, kendimizi daha da geliştirerek ikinci yarı için hazır olacağız. Çok çalışıp galibiyetlerimizin devamını getireceğiz.

-2017 yılının sana getirdikleri için teşekkür etmeni istesek, neler dersin?

Her sezon bir süreçtir. Bu yılı kendim ve kulübüm adına iyi bir seviyede bitirdiğimiz için mutluyum çünkü bu kulüp üst sıralarda olmayı hak ediyor. Tabii ki en üst sırada olmak istiyoruz, bunun için de daha çok çalışmalıyız. Sağlıklı olduğum için minnettarım. Ayrıca taraftarlarımız da tribünleri doldurmaya başladığı için minnettarım çünkü gerçekten çok çalışıyoruz ve bunu görüyorlar. Umarım; 2018 de 2017’nin güzel bittiği gibi güzel başlar.

-Kendin ve takımın için 2018 yılı dileklerini alabilir miyiz?

Tabii ki kendim için öncelikle sağlıklı olmayı diliyorum. Son birkaç aydır yakaladığım formu devam ettirmeyi ve günden güne daha da iyi olmayı diliyorum. Takım olarak da; maç maç daha da iyi oynayarak, hem Kadıköy’de oynadığımız maçlarda hem de deplasmanda oynadığımız maçlarda rakiplere büyük üstünlük kurarak kazanmaya devam etmek istiyoruz.

-2018 yılında dünya için temennilerin nelerdir?

Tüm dünyada barış diliyorum. Hepimiz eşitiz ve 2018 yılında ırkçılık vb. olaylar artık yaşanmamalı. Herkes birbirine ailesine davrandığı gibi davranmalı ki böylelikle birlik içerisinde yaşayarak hayatın keyfini çıkartabilelim.

-2017 yılında;

En gururlandığın kişisel başarın: Her hafta Fenerbahçe forması giyebilmek ve bu sezon şimdiye kadar 4 gol atmış olmak gurur verici.

Seni en çok mutlu eden olay: Fit ve formda olmam… Ailemden, eşimden, taraftarlarımızdan sevgi görmem. Mutlu olmak için çok fazla şeye ihtiyacım yok.

Seni en çok sevindiren maç: Beşiktaş karşısında evimizde aldığımız galibiyet gerçekten çok güzeldi. Maçtan sonra taraftarlar hala statta bizimle kutlama yapıyordu. Muhteşem bir duyguydu.

Seni en çok güldüren olay: Özel bir şey yok ama maçları kazandığımız zaman takım içindeki hava çok eğlenceli oluyor.

Sende hayal kırıklığı yaratan maç: Deplasmanda oynadığımız Galatasaray maçını kazanabilirdik ama geçti gitti artık.

(Röportaj: Şafak Neyişci / Fotoğraflar: Semih Bahadır / Çeviri: Deniz Sarıtaç - Sinan Levi)

• Yade’den musmutlu yıllar size!

15 yıldır Fenerbahçe kalesini başarıyla koruyan tecrübeli oyuncumuz, Kaptanımız Volkan Demirel geçtiğimiz ay içinde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’ne ilk göz ağrı olan kızı Yade ile birlikte geldi. Yeni yıla sayılı günler kala, kapak çekimi için kurduğumuz stüdyo ortamını gören minik Yade, babasıyla birlikte objektifimize birbirinden güzel pozlar verdi. Babasının karizması ve annesi Zeynep Demirel’in güzelliğini bolca pozlarına yansıtan Yade, başta ailelerinin yeni üyesi minik kanarya kardeşi Yeda olmak üzere, herkese “Musmutlu yıllar” diledi.

• Kulüp, futbol A takım haberleri, maç sayfaları, futbol altyapı, basketbol, voleybol, yüzme, boks, masa tenisi, atletizm, kürek ve yelken şubelerimizden haberler, kupa sevinçleri, Hedef 1 Milyon Üye ve Fenerbahçe Çocuk ve Gençlik Kulübü’nden haberler ve daha birçoğu “Haber Turu” sayfalarımızda! Fenerbahçe gündeminden kopamayacaksınız.

Marko Guduric: “Hayallerinizin peşinden koşun”

Dergimizin yeni yıl sayısında Avrupa Şampiyonu Fenerbahçe Doğuş Basketbol Takımımızın sezon başında kadrosuna kattığı isimlerden Marko Guduric ile bir araya geldik. Genç yaşına rağmen parkedeki olgunluğu ve özgüveniyle dikkat çeken Guduric, oyununa solak olmasının ve fiziksel artılarının da avantajını yansıtıyor. Kariyerine ise futbolla başlayan ancak yaşadığı sakatlık sonrası basketbola yönelen Sırp oyuncu, Kızılyıldız altyapısında yetişti. Henüz 18 yaşındayken 2 sezon boyunca FMP Beograd takımına kiralanan şutör guard, ilk A takım tecrübesini burada edindi. 2015 yazında takımına tekrar dönen genç oyuncu, Kızılyıldız formasıyla EuroLeague, Adriyatik Ligi ve Sırbistan Ligi’nde başarılı performans gösterdi. Genç oyuncunun röportajda da belirttiği kariyerinin dönüm noktası ise; 2015 U20 Avrupa Basketbol Şampiyonası. Fenerbahçe Doğuş ile EuroLeague Şampiyonluğunu yaşamak istediğini dile getiren Sırp basketbolcu, öğreneceği çok şeyinin olduğunun altını çizmeden de geçmiyor. Muhammed Ali, Kobe Bryant ve Valentino Rossi gibi efsanelere hayran olan Guduric, herkese sağlıklı ve sevgi dolu bir yıl diliyor.

Röportajdan derlediğimiz dipnotlar ve spotlar şöyle:

01: Bireysel olarak tabii ki yapabileceğim çok şey var ama önemli olan takımca bir şeyler yapmamız. Takım gibi oynayıp, kazandığımız sürece mutlaka başarı geliyor. Ben de her maçta elimden gelen katkıyı vermeye çalışıyorum.

02: İyi bir oyuncu olmak istiyorsanız mutlaka ekstra çalışmalar yapmalısınız. Sadece takımla antrenman yaparak iyi bir oyuncu olamazsınız.

03: Yeni bir ülke ve çok büyük bir kulüpteyim. 22 yaşındaki bu değişim benim için çok büyük tecrübe. Burada çok misafirperver insanlar var ve bu yüzden hiç yabancılık hissetmedim. Çok rahat ve mutluyum.

04: Bogdan çok özel bir insan ve çok özel oyuncu. Fenerbahçe’ye olan katkılarını biliyoruz. Bu yakıştırmalar olacak ama o farklı, ben farklıyım. Ben Marko’yum ve Marko olarak buradayım. O yüzden sahada çok çalışarak, kendimi geliştirerek; Marko olarak takıma katkıda bulunmak istiyorum.

Dipnotlar:

1- Marko Guduric ile sevgilisi Aleksandra Dujovic fırsat buldukça birlikte vakit geçiriyorlar.

2- Spor hayatına futbolla başlayan Marko Guduric, babasının formasını giyiyor.

3- Marko Guduric’in hayran olduğu isimler; Muhammed Ali, Kobe Bryant ve Valentino Rossi.

(Röportaj: İbrahim Kaya / Fotoğraflar: Burak Saltık / Çeviri: Defne Patır)

• Biz Büyük Bir Aileyiz

Aile; sevginin, sadakatin, bağlılığın en temel taşıdır. Büyük Fenerbahçe Ailesi’nin en büyük destekçisi de şüphesiz taraftarlardır. Tribünlerde kimi zaman 7’sinde bir çocuk, kimi zaman 70’inde bir büyüğümüzü görürüz. Tribünlerde ayrıca sporcularımızın en yakınları, ailelerinin de desteklerine de şahit oluyoruz. Bunun en güzel örneklerinden birini de; Fenerbahçe Doğuş ile Kızılyıldız arasında oynanan EuroLeague maçında gördük. Erkek Basketbol Takımımızın iki Amerikalı oyuncusu Brad Wanamaker ve James Nunnally sahada ter dökerken, onları tribünde aileleri yalnız bırakmadı.

Kulübümüzün “Biz Büyük Bir Aileyiz” mottosu tam da bu aidiyet duygusundan gelmektedir. Dünyanın diğer bir ucunda dünyaya gelen ve yolu Fenerbahçe Doğuş’la kesişen sporcularımız, bu büyük camiayı bir aile olarak görerek, ailelerini tribüne getirmişler. Bunun birçok örneğine de sürekli şahit olmaktayız. Bu camiada görev alan sporcusundan antrenörüne kadar çok sayıda isim, buradan ayrıldıktan sonra da Fenerbahçe sevgisini yanlarında götürmekte ve Fenerbahçe ismini dünyanın dört bir yanında yaşatmaktadırlar.

• Kelsey Plum: “Şampiyonluklarda pay sahibi olmak istiyorum”

Öylesine renkli, eğlenceli ve samimi ki… Üstelik genç yaşına rağmen istatistikleri de alt üst eden bir isim; Kelsey Plum. Aslında böylesine bir kariyer başlangıcı O’nun gibi birisi için tesadüf değil, çünkü öyle bir aileden geliyor ki; deyim yerindeyse en büyüğünden en küçüğüne herkes sporcu. Kuşkusuz böyle bir ortamda büyüyen birisi için de başka alternatif yok gibi bir şey.

Kolej yıllarında giydiği Washington Huskies formasıyla kariyerinde tırmanışa geçen Kelsey’in bir sonraki adresi WNBA oldu, üstelik ilk sıradan draft edilme başarısı göstererek! Şimdiyse Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımımızın; galibiyetlerinde, başarılarında, şampiyonluklarında, kupalarında… pay sahibi olmak için 10 numaralı formayı terletiyor. Severek giydiği bu forma, Kelsey Plum için “Şampiyonluk” demek. Evet, dergimizin yeni yıl sayısı için hem objektiflerimize samimi pozlar veren hem de sorularımızı içtenlikle cevaplayan Kelsey Plum röportajını ilgiyle okuyacaksınız…

Röportajdan derlediğimiz dipnotlar ve spotlar şöyle:

01: Türkiye’yi tercih etmemin ana sebebi rekabetçi bir lige sahip olması. Avrupa’nın en iyi takımları bu ligde ve her hafta başka bir oyun tarzına karşı oynuyorum. Bunun kendimi geliştirmek için son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

02: Aslında geldiğim günden bu yana inanılmaz bir ortamın içindeyim. Her şeyin çok güzel gittiğini söyleyebilirim. Fenerbahçe için, bu forma için söylenecek o kadar çok şey var ki… Ama benim için Fenerbahçe, “Şampiyon” demek.

03: Genç bir takımız ancak saha içinde ve dışında müthiş bir uyuma sahibiz. Herkes başarıya aç ve bu çok iyi bir şey. Yolun sonunda umarım şampiyon olacağız.

04: Fenerbahçe taraftarını çok seviyorum! Onlar inanılmazlar ve bize enerji katıyorlar. Daha önce bu kadar sadık bir kitleyle karşılaşmamıştım. Kaybettiğimiz maçlarda bile bizi yanlarına çağırarak her zaman her koşulda destek verdiklerini gösteriyorlar. Onlar olmadan sahada bir kişi eksiğiz.

05: Yeni yılı her şeyden önce sağlıklı geçirmek istiyorum. Sonrasında ise daha iyi bir oyuncu olabilmeyi ve takımımın galibiyetlerinde, şampiyonluklarında, kupalarında pay sahibi olmak istiyorum.

Dipnotlar: 01: Kelsey’in basketbol dışında önem verdiği en önemli konu; aile. O’nun için ailesi hayatının merkezinde denebilir. Kardeşleri; Kaitlyn Lawrence (Plum), Lauren Plum ve Dan Plum’la da harika bir iletişimi var.

02: Kolej yıllarında giydiği Washington Huskies forması, Kelsey Plum için çok özel… Huskies formasıyla yakaladığı istikrar onu bugünlere taşıdı.

(Röportaj – Fotoğraflar: Atilla Sertbakan / Çeviri: Taylan Ege Cingöz)

•Genç Yetenek’te bu ay; Mina İlaysu Sevgen-Alara Kalyoncu: “Fenerbahçe formasını taşımak büyük bir ayrıcalık ve sorumluluktur”

Kulübümüzün; camiamıza ve ülkemize kazandırdığı birbirinden değerli ve genç sporcularımızı sizlerle buluşturduğumuz Genç Yetenek sayfamızda bu ay Kadın Basketbol Yıldız Takımımızın başarılı oyuncuları Mina İlaysu Sevgen ile Alara Kalyoncu’yu konuk ettik. İçinde bulundukları camianın büyüklüğünü benimsemiş ve sorumluluklarının farkına varmış basketbol camiasını heyecanlandıran ve gelecek vaat eden genç yeteneklerimizle kariyerleri ve gelecek hedefleri üzerine koyu bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportajdan derlediğimiz dipnotlar ve spotlar şöyle:

01: Mina: Sahada en iyi bildiğimiz işi yapıyoruz ve daha da iyi olmak için sürekli çalışıyoruz. Fenerbahçe formasını taşımak bir ayrıcalıktır ve aynı zamanda zordur. Bunun hakkını vermek için çok çalışıyoruz.

02: Alara: Fenerbahçe formasını taşımak büyük bir sorumluluktur. Her geçen zaman da sorumluluğumuz artıyor ama ben içinde bulunduğum ana odaklanıyorum. Bu andan kazanmam gereken her şeyi tam anlamıyla kazanırsam ileride altına gireceğim o sorumluluğu daha iyi yöneteceğime inanıyorum.

03: Mina: Takıma bu sene dahil olan Avrupa’nın en iyi forvetlerinden Ana Dabovic’i çok beğeniyorum. Ben de forvetim. Cesareti, penetreleri ve şut yüzdesi çok iyi. Bir de Ayşe Cora’nın hırsı ve mücadelesi çok hoşuma gidiyor.

04: Alara: Küçükken bir takımın ciddi bir taraftarı değildim ama buraya gelince içimde bir Fenerbahçe ateşi yandığını hissettim.

Dipnotlar:

01: Alara Kalyoncu, babası Ayhan Kalyoncu ile birlikte Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesislerimizde.

02: Alara Kalyoncu, sakatlığı devam eden ikizi ve aynı zamanda takım arkadaşı Dilara Kalyoncu ile birlikte.

(Röportaj: Burak Soyer / Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

Yrd. Doç. Dr. Sedat Hayran ile VIP Konuk’ta bu ay; Mehmet Ersen Dinleten

“Aziz Yıldırım Fenerbahçe’nin aydınlık yüzüdür”

(Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• Yazarlarımız Alp Bacıoğlu (Kıskanılan Kulüp; Fenerbahçe (1)), Gürdoğan Yurtsever (Spor Kulüplerinde Uyum Riskleri Nasıl Yönetilebilir?), İlker Üçer (Unutulmaz Senenin Sonu), Jak Benzonana (Çocuklarla galibiyet daha güzel), Ferhat Demirkıyık ile Spor Alemi, Sibel’in Sahası (Hatırla Fenerli) ve konuk yazarımız Abdullah ErgünFenerbahçe ve spor gündemiyle alakalı özel yazılarıyla sizlerle buluşuyorlar.

•Yazarımız Baki Aydın’ın kaleminden 2017 yılı özeti. 2017 yılı sportif başarılarımız 12 sayfalık özel içerikle derginizde!

• Bir Milyondan Biriyim’e Ece Köprek konuk oldu.

“Bu projeler Fenerbahçe’nin büyüklüğünün yansımalarıdır”

2006 yılından bu yana Başkanımız Aziz Yıldırım ve Yönetim Kurulumuzun vizyonu doğrultusunda Fenerbahçe camiası için birbirinden değerli projelerin hayata geçirilmesine destek veren Ece Köprek ile geçtiğimiz yıl tüzüğümüzde yer alarak kuruluşu gerçekleştirilen “Fenerbahçe Çocuk ve Gençlik Kulübü”nün önemini ve hedeflerini konuştuk. “1907 Okul 1907 Pota” projesi ve daha bir çok etkinliklerle gençlerimizi ve çocuklarımızı Kulübümüzün kuruluş ilkeleri doğrultusunda bir araya getiren FBÇGK; katılımcılarına “sözde” değil, “söz sahibi” oldukları bir yaşam alanı sunuyor.

Röportajdan derlediğimiz dipnotlar ve spotlar şöyle:

01: Bir kulüp düşünün ki; yönetiminde çocuk ve gençler söz sahibi olsun. Bu Fenerbahçe’nin büyüklüğünün, halkla bütünleşmesinin, aynı zaman da dünyanın en büyük sivil toplum kuruluşu olmasının söylemi değil, tamamen gerçeği yansıtmasıdır.

02: Fenerbahçe Çocuk ve Gençlik Kulübü’nün en büyük avantajlarından biri de; toplamda 5 yıl boyunca Çocuk ve Gençlik Kulübü’nde katılımcı olanlar, 18 yaşına geldiklerinde 30 yaşına kadar kongre üyeliği giriş bedelinin % 50’sini ödeyerek kongre üyesi olma hakkı kazanmasıdır.

03: “1907 Okul 1907 Pota” projesiile elde edilmek istediğimiz temel fayda; çocukları ve gençleri kötü alışkanlıklardan korumak için spora yönlendirmek, basketbolu bir yaşam biçimi haline getirmelerini sağlamak ve takım olma duygusu ile çocukların birbirleri arasındaki iletişimini güçlendirerek kazanmayı ve kaybetmeyi spor ile öğretmektir. Bu proje ile 1 yıl içerisinde 500.000, 5 yıl içerisinde 2 milyon çocuk ve genci basketbol ile tanıştırmak hedefleniyor.

Bu ay 12 Numara’daki konukğumuz Sadık Arslan, “Fenerbahçe’nin değerini iyice bilelim”diyor.

“Hayalimizi Fenerbahçe’yle beraber gerçeğe dönüştürüyoruz”

Geçtiğimiz aylarda otizm konusuna değinmiş ve otizmi yakından tanımaya/tanıtmaya çalışmıştık. Bu konudaki ilk adımımız da “Otizme Gol At” Projesi kapsamında basketbol spor okulumuzda eğitim almaya başlayan Mehmet Can Hacılar ile bu projenin mimari Bener Erkorur’u sayfalarımıza taşımak olmuştu. Şimdiyse her ne kadar benzer bir konu olsa da bambaşka bir hayata tanıklık etme şansımız oldu. Şans diyorum, çünkü konuğumuz olan otizmli Meri, ailesi için bir şans; enerjisiyle farkındalık yaratma başarısı gösterdiği için…

(Röportaj – Fotoğraflar: Atilla Sertbakan

• Fenerbahçe Spor Okulları, Fenerbahçe Koleji, Fenerium, Fenercell, FenerNET etkinlikleri ve tüm duyurular derginizde.

• “Biz Bir Aileyiz” bölümünde fotoğrafınız yayınlansın isterseniz; dergi@fenerbahce.org e-posta adresine isim/soyad/yaşadığınız şehir bilgilerinizle bize göndermeniz yeterli.

Özel içerikler için; instagram/fenerbahcedergisi’ni takip etmeyi unutmayın.

Fenerbahçe Dergisi üyelik işlemleri için Çağrı Merkezi’ni arayabilirsiniz:

0 216 970 1907 / 0 216 996 1907

Herkese sağlıklı ve mutlu yıllar dileriz.


PAYLAŞ